|
Testament - Nerede o 2006 konseri? |
|
|
|
Ugur Yuzereroglu tarafından yazıldı
|
|
Salı, 18 Ağustos 2009 00:00 |
|
İstanbul’a üçüncü kez gelen efsanevi thrash metal grubu Testament’i, ilk iki konserde de izlemiş olmama ve tüm mali sıkıntılarıma rağmen yine dayanamadım ve konser alanında yerimi aldım. Amacım il iki defasında hiç bir anını kaçırmamak için efendi efendi dinlediğim güzide grubu bir kez de cozutup kafa sallayarak dinlemekti. Bu hevesle ön gruplar Insistence ve Origami’yi de görecek şekilde elimde biramla alanda beklemeye geçtim.
Ön gruplar hakkında kısaca yorum yazacak olursak, Insıstence seyirciyi sıkmayan ama yeteri kadar etkileşim de kuramayan bir death metal grubu olarak aklımda kaldı. Ama bazı şarkıları gerçekten kayda değerdi. Origami ise performansına D.N.R ile başlayarak büyük bir hata yaptı. Zaten Testament dinlemeye gelmiş onca insana kötü bir benzer çalmak hiç akıllıca bir fikir değil kanımca. Seyirci ile yakınlaşma çabaları da bu noktadan sonra pek başarılı olamadı diye düşünüyorum.
İki ön gruptan ve birkaç biradan sonra ortam artık Testament’e hazır hale geldi, The Formation of Damnation bayrakları çekildi, hava karardı ve ekip sahneye çıktı. ve hemen ardından da gazın ilk kaçtığı sahne önümüzde belirdi. The Preacher çalıyordu ama birkaç saniye süresince vokalde hiç ses duyamadık. Kısa bir süre içinde durumu düzeltseler de böyle bi hatanın olmaması gerekirdi. İlk şarkıdan itibaren grubun performansının da çok düşük olması olumsuz başlayan olayları destekleyerek keyif kaçırmaktan başka bi işe yaramadı. Konser boyunca seyirciyi en çok gaza getiren sololarıyla Alex old, ve üzülerek söylemeliyim ki Chuck bile çok durgundu. “Geçiyorduk uğradık” gibi oldu biraz. Setlist’in kısa olması da bu düşüncemi destekler nitelikteydi.
Klasik olarak herkes gibi ben de ilk iki konserle karşılaştırıyorum bu konseri ve hayal kırıklığımın ne denli büyük olduğunu bir kez daha fark ediyorum. Gerek konser süresi, gerek performans, gerek seyirciyle iletişim, gerekse setlist... Alone in the Dark bile çalmadılar ki yıllardır hemen bütün konserlerde çaldıkları, muhteşem bir şarkıdır. Hazır setlist’ten bahsetmişken:
The Preacher
The New Order
Over The Wall
Practice What You Preach
More Than Meets The Eye
The Persecuted Won’t Forget
Burnt Offerings
The Legacy
Into The Pit
Disciples of the Watch
D.N.R.
The Formation of Damnation
Konserdeki bir diğer fena durum da seyircinin pasifliği ve hatta iddialı bi açıklama ile cahilliğiydi demek istiyorum. Bulunduğum yerle sınırlı gördüm ben tabi ki seyirciyi ama konserde olan konuştuğum birkaç arkadaş da aynı tepkiyi verdi benimle. Bilinçli belirli bi kısım azınlık dışında şarkılara sadece “oooeeeaaaaa... metaaalallll...” gibi çığlıklarla eşlik edildi. Grup elemanları bile konser sonuna doğru gidişatı kurtarmak için ne yapacağını şaşırmışken, Chuck seyirciye wall of death yaptırdı ki bir Testament konserinde hiç gereği olmayan bir hareketti bu kanımca. 2006’da seyirciyi sahneye alan grupla bu grubun aynı ekip olduğunu söylemek bile günah gibi geliyor bana.
Trial by Fire, Souls of Black, Alone in the Dark, Sins of Omision çalan, ve bunları da gerçekten hissederek çalan bir Testament istiyoruz seyirciler olarak. Daha önce izlediğimiz ve tekrar izlemek istediğimiz o canlılığı istiyoruz.
|
|
|
HAIL - ama kime? |
|
|
|
Ufuk Yüzereroğlu tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 06 Mayıs 2009 00:00 |
|
'All Star Cover Band' sloganı ile Avrupa'da turneye çıkan dörtlüyü duyduğumuzda heyecan yaptık. Aslında gelen isimlerden çok çalacaklarından dolayı heyecanlandım, ne yalan söyleyeyim. Bana yıllar sonra Kronik'in Karavan zamanlarındaki gazı verebilecek bir setlist gibi duruyordu. Ayrıca Biletix dışında bilet satılması da güzel bir haberdi - Biletix'in o iğrenç sarı beyaz kağıda lazer yazıcı ile basılan biletlerinden nefret etmeyen var mı? Bilet kolleksiyonumuzu çirkinleştirdi adamlar...
Neyse klasik metal-pit konser kadrosu Ahmet, Uğur ve ben buluştuk. Mekana ilk gittiğimizde pek kalabalık değildi. Ama içerisi kalabalıklaştıkça ve konser geciktikçe sabit durmayı geçtim ayakta durmak bile zorlaştı. Dirsek temasları ile sağdan soldan gelen darbeleri bertaraf etmeye çalışıyordum. Grubun sahneye çıkması da gittikçe gecikiyordu. Daha kaprisli gruplar bile bu kadar bekletmezken grup sanırım içeride izdihamdan birilerinin ölmesini bekledi. 1 saat gecikme başka bir yerde olsa belki dert etmezdim ama o kadar sıkışık bir mekanda inanılmaz tatsız bir bekleyiş oldu.
Neyse grup sahneye çıktı. Ace Of Spades ile güzel hatta muhteşem bir giriş yaptılar. Fakat setlist ilerledikçe tempo düştü, seyircilerin katılımı azaldı. Bunda beklemenin verdiği yorgunluk da var, Balans'ın grupla seyirciyi tam kaynaştıramayan yapısı var, grubun performansının çok iyi olmaması var. Şahsen amatör bi davulcu olarak DeGrasso'nun performansını beğenmedim - birileri 'ukala' mı dedi?
Grup sırası bu olmasa da şu şarkıları çaldı: Ace Of Spades, Territory, Symphony Of Destruction, Grinder, Fucking Hostile, Walk, Neon Knights, Wrathchild, Wheels Of Steel, Green Manalishi, Metal Gods, Peace Sells, Paranoid, Refuse/Resist, Whiplash, Balls To The Wall. Eksik var mı? Varsa bi zahmet haber verin...
Sonuç: Yorgunlukla beraber bir hayal kırıklığı. Kronik bir yerlerde çıkmıyor mu - şöyle bizi balkondan atlayacak kadar gaza getirse...
|
|
The Haunted geldi geçti, breh breh! |
|
|
69
(2 not, ortalama: 5.00 / 5 üzerinden)
|
Ufuk Yüzereroğlu tarafından yazıldı
|
|
Salı, 07 Nisan 2009 14:19 |
|
‘İzlenmesi gereken gruplar’ listemizden bir grubu daha sildik, ‘Konser için uygun olmayan mekanlar’ listesinde Bronx’a bir yıldız daha ekledik.
Konser öncesi Uğur, Ahmet ve ben buluştuk, mekana gittik. Konser daha ilk açıklandığında ‘oha lan burda konser olur mu’ cümlesi ile dışavurduğum tezimi doğrulayacak şeyleri daha girişte görmeye başladık. Bizim evin mutfağından küçük bi sahne, sahneye sığmayacağı için girişte duran zil standları, konser öncesi çalan şarkıların sahnenin yan tarafından anlaşılmaması vs. Ama gelen The Haunted’dı ve sabırla biz bekledik. Bu arada konsere gelen sayısını üçümüz de daha fazla beklerken Bronx’ta sahne önünü tıkabasa dolduracak kadar bile adam yoktu. Krizden mi acaba?
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|